Aramayı tamamlamak için enter'a basınız.

Bilgi talebi

Yatırımcı ilişkileri
anketi
Dijital danışmana sorun Dijital
danışmana
sorun
Logo Blog
Logo Blog
0

Giyilebilir Teknoloji Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey!

Teknoloji farklı alanlarda gelişmesini sürdürürken günlük yaşantıyı ve iş yapma biçimlerini de derinden etkiliyor. Son yılların popüler alanlarından biri de “giyilebilir teknoloji” oldu. Her an yanımızda bulundurduğumuz giyilebilir teknoloji cihazları eğlence, iş, sağlık, sosyalleşme, bilgi alma, eğitim, güvenlik ve daha pek çok konuda önemli hizmetler sunuyor. Bu blog yazımızda giyilebilir teknoloji hakkında merak edilenleri masaya yatırıyoruz.

Teknolojinin yanımızda taşınabilir halde olması yeni bir şey değil. 80’lerden itibaren büyük bir akım halini alan “Walkman”ler belki de ilk yaygın giyilebilir teknoloji ürünü oldu. Kulaklıkları sayesinde kişisel müzik çalar olarak hayatımıza katılan bu cihazlardan sonra 90’larda cep telefonları, sonrasında da diğer mobil cihazlar peş peşe yaşantımızda kendilerine yer buldu. 

Elbette günümüzde kullandığımız giyilebilir teknoloji kavramı, bu bahsettiklerimizden çok daha ileri konumda. Yıllardır süregelen teknolojik gelişmelerin haklı bir sonucu olan bu kavram, son birkaç yıldır yaygın ürünler olarak pazarda kendine yer buldu. Özellikle Bluetooth kulaklıklar, akıllı saatler ile sağlık ve spor bileklikleri tüketici arasında yaygınlık gösterdi.

Bu yazımızda giyilebilir teknoloji ürünlerine ve sunduklarına yakından bakıyoruz. Günlük yaşantınızda ve işinizde bu teknolojiyi nasıl kullanacağınızı düşünmek de size kalmış durumda. Kendi özel fırsatlarınızı yaratmanız mümkün.  

Akıllı gözlükler ve başlıklar

Doğal bir yeti olan görmeyi iyileştirmek için gözlük veya lens kullanmak gayet yaygın bir durum. Birilerinin bilgisayarları da gözlük gibi giyilebilir hale getirmesi ise belki de an meselesi. Akıllı gözlükler içinde en büyük heyecanı yaratan Google Glass oldu. Google’ın demolarına göre bu gözlük günlük yaşamda gerekli olan bilgileri gösterebilecek, fotoğraf ve video çekebilecek, mesaj gönderip alabilecek ve internete içerik yükleyebilecek. Söz konusu gözlük, iOS’in Siri’sine benzer bir arayüz kullanacak; böylece kullanıcılar gözlükle doğrudan konuşabilecek. Kullanıcı, istediğini dile getirdikten sonra, talep edilen bilgiler lenslerde görünecek. Anlayacağınız, Google Glass’ı takmak kendinizi Terminatör gibi hissetmenize sebep olacak. Ne zaman ihtiyaç duysanız bir sürü dijital bilgi bir anda gözlerinizin önünde belirecek.

Google Glass’ın deneme sürecinde bazı ufak tefek sorunlar çıkmış olmasına, bu tip gözlüklerle sinemaya gitmenin korsancılık faaliyetlerini artıracağının ve insanların sürekli kendilerini inceleniyor gibi hissetmesine sebep olacağının söylenmesine rağmen Google da diğer firmalar da giyilebilir teknoloji üstünde çalışmaktan vazgeçmiyorlar. Samsung da geliştiricilere yönelik artırılmış gerçeklik (augmented reality) gözlüğü Gear VR’ı çıkardı. 

Bunlar, yakın gelecekte Google’a rakip geleceği haberlerini daha çok duyacağız demek. Henüz son kullanıcılar için satışa sunulmuş ürünleşmiş bir akıllı gözlük yok ama Microsoft HoloLens muhtemelen bu yılın sonlarında çıkacak. Halen yapabiliyorken dünyayı olduğu gibi ve gözünüzün önünde notlar olmadan görmenin tadını çıkarın, zira biyonik gözlükler yakın gelecekteki kaderimiz gibi görünüyor.

Fakat öte yandan, sanal gerçeklik (VR) gözlükleri pazarda oldukça yaygınlaştı. Çoğunlukla oyun tutkunlarının ihtiyaçlarına yönelen sanal gerçeklik gözlüklerinin farklı kullanım alanları da bulunuyor. Önümüdeki yıllarda yaygınlaşmaya ve gelişmeye açık bir ürün grubu olduğunu söyleyebiliriz.

Akıllı saatler

Tıpkı gözlükler gibi kol saatleri de günlük hayatta sık sık taktığımız aksesuarlar arasında. Yani akıllı saatler aslında gayet mantıklı bir hamle. Bu alanda önden giden isimse Samsung. Galaxy Gear saatler çoktan piyasaya sürüldü ve yeni modelleri çıkmaya devam ediyor. İlk modelde Android kullanılıyordu, yeni modellerde ise Android Wear veya Tizen işletim sistemi var. Galaxy Gear, birçok akıllı telefonla aynı özelliklere sahip olsa da, aslında tek başına kullanılabilen bir cihaz değil. 

Bu saatlerin temel özelliği, telefon ve tabletlerinizin en temel özelliklerine kolayca erişmenizi sağlaması. Örneğin, telefonunuz çantanızdayken çaldığını fark etmeyebilirsiniz; ancak kolunuzda Galaxy Gear varsa onun sesini duyabilir ya da ışığının yanıp söndüğünü rahatlıkla görebilirsiniz. Sonra da telefonu çantanızdan çıkarmakla uğraşmadan görüşmenizi saatinizle yapabilirsiniz. Sonunda, çocukluğumuzda oynadığımız ajanlık oyunları bir nebze olsun gerçekleşiyor. Artık o zamanlarda hayalini kurduğumuz gibi bileğimize doğru konuşabileceğiz.

Galaxy Gear’ın birçok başka özelliği de var tabii. Fotoğraf çekebiliyor, not almaya imkân tanıyor, müzik çalabiliyor ve video oynatabiliyor. Yani aslında gayet kullanışlı bir cihaz ama beğenisini kazanamadığı kişiler de oldu. Çirkin, hantal ve söylendiği kadar iyi olmadığı yorumları yapıldı. Yine de bu tip yorumlar ne Samsung’u bu saatler üzerinde çalışmaktan alıkoydu ne de diğer şirketleri akıllı saat akımına kapılmaktan. Archos, Sony, LG, Motorola ve Garmin de bu tip saatler hazırlayıp piyasaya sürdü.

Akıllı saat pazarının lideri ise Apple Watch oldu. Geçtiğimiz yıl akıllı saatinin üçüncü serisini çıkaran Apple, suya dayanıklı, dahili GPS özelliği olan bu modeliyle hem günlük yaşantısında hem de spor faaliyetlerinde akıllı saat kullanmak isteyenleri hedefliyor.  

Konum takipçileri

Bir diğer şaşırtıcı giyilebilir teknoloji ürünü de çocuğunuzun, evcil hayvanınızın üstünde taşıyabileceği ya da anahtar gibi istediğiniz nesneye yerleştirebileceğiniz GPS takip cihazları. Bunları kaybetmekten korktuğunuz her şeye yerleştirebilirsiniz. Mesela FiLIP 2 (www.myfilip.com), ilk bakışta çocuklar için bir akıllı saate benziyor. Öyle de sayılır aslında, çünkü saati gösteriyor ve sesli arama yapabiliyor. Ancak FiLIP 2’nin en önemli özelliği konum takip mekanizması. GPS, GSM ve WiFi üçgenleme yöntemiyle çalışıyor. Veliler merak ettiklerinde çocuklarının nerede olduğunu hemen görebiliyorlar ve isterlerse onları arayabiliyorlar.

Bu cihazda, ihtiyaç anında çocukların kullanabileceği bir acil durum düğmesi de var. Bu düğmeye basılınca FiLIP 2 konumu belirliyor, ses kaydını devreye sokuyor ve hafızada yer alan numaraları aramaya başlıyor. Biri yanıt verip yardıma gelene kadar da durmuyor. Paranoyadan doğmuş bir cihaz gibi görünebilir ama son derece akıllı olduğu da bir gerçek.

Farklı özelliklere sahip başka çocuk takip cihazları da var. Örneğin; BeLuvv’un Guardian adlı ürünü (www.beluvv.com.tr) velilerin bir emniyet çemberi belirleyip çocuklar onun dışına çıktığında haberdar olmalarına imkân tanıyor. Revolutionary Tracker RT01 (www.revolutionarytracker.com) ise cihaz çıkarıldığı zaman ailelere, nerede ve ne zaman çıkarıldığını da kapsayan detaylı bir bildirim gönderiyor.

Bu arada, kaybolma ihtimali yüksek ama bir acil durum düğmesine basma yeteneği olmayan evcil hayvanlar içinse BeLuvv Puppy ve PetTracker Tagg var. Bunlar, hayvanların tasmalarına sığacak kadar küçükler. Bu cihazlardaki GPS yongası, sahiplerin evcil hayvanlarının nerede olduğunu görmesini sağlıyor. Ayrıca her ikisi de hayvan sahiplerine bir emniyet çemberi oluşturma ve evcil hayvanları o alanı terk ettiğinde haberdar olma şansı tanıyor.

Anahtar gibi cansız nesneler içinse Tile takip cihazı (www.thetileapp.com) var. Bu minik Bluetooth cihazını dizüstü bilgisayarlara, anahtarlara, cüzdanlara ve diğer birçok önemli eşyaya takabiliyor ya da yapıştırabiliyorsunuz. Tile’ın kendi hoparlörü var. Böylece kaybolan eşyanızı bulmak için ses çıkarmasını sağlayabilir veya iOS uygulamasıyla Tile’ın yerini belirleyebilirsiniz. Yaklaşık 45 metrelik bir alan içinde çalışıyor ama kaybolan eşyanızı ararken diğer Tile kullanıcıları sizin kayıp eşyanıza 45 metreden fazla yaklaşırsa haberdar olabiliyorsunuz. 

Sağlık ve fitness takip cihazları

Sosyal medya bizi hayatımızın her anını paylaşmaya teşvik ediyor. Haliyle giyilebilir sağlık ve fitness takip cihazları da beklendik bir kategoriydi. Kemere veya bileğe takılan adımsayarlar (pedometre) yıllardır piyasada olan cihazlar. Ayrıca akıllı telefonunuzun ivmeölçerini veya GPS’ini kullanarak hareketlerinizi takip edebileceğiniz bir sürü uygulama mevcut. Ancak sağlınızı iyileştirme konusunda gerçekten ciddiyseniz yakın zamanda piyasaya çıkmış veya çıkacak daha bir sürü giyilebilir teknoloji ürünü sizi bekliyor.

Örneğin Jawbone UP24, 24 saat boyunca kolda kalmak üzere tasarlanmış bir bileklik. Yediğiniz içtiğiniz her şeyi, yaptığınız egzersizleri takip ediyor; hatta uyku düzeninizi bile. Uykunuzda hareket etme durumunuza bağlı olarak ne kadar derin ya da hafif uyduğunuzu gösteriyor. Ayrıca 45 dakika sonra sizi uyandırmak üzere kurabildiğiniz bir “şekerleme” alarmı da var. Öte yandan, eğer uyanık olduğunuz halde uzun süre hareketsiz kalırsanız size ayağa kalkıp biraz hareket etmeniz için de alarm veriyor. Bu cihazla bağlantılı olan mobil uygulama, ne kadar yediğinizi kontrol ediyor ve uyku kalitenizle ruh haliniz arasında bağlantı kurmanıza olanak sağlayıp size tavsiyeler veriyor. Kısacası bu cihaz görüp görebileceğiniz en disiplinli ve dikkatli kişisel eğitmen gibi bir şey. Onu kandırmak mümkün değil.

Jawbone UP24’ün rakipleri arasında FitBit Flex (www.fitbit.com) dikkat çekiyor. Bu, önceden belirlediğiniz hedeflere ne kadar yaklaştığınızı gösteren LED ışıklı bir ekrana da sahip. LG Lifeband Touch de eğer egzersiz yaparken telefonunuzdan müzik dinliyorsanız müziğinizi kontrol etme şansı tanıyor. Sony SmartBand ise ne zaman fotoğraf çektiğinizi, hangi müzikleri dinlediğinizi, hangi filmleri izlediğinizi gösteriyor, yani tüm hayatınızı takip etmede üstüne yok.

Eğer bu cihazlarda sıkı bir egzersizden veya güzel bir uykudan sonra tweet gönderme özelliği olsaydı, birçok arkadaşınızı takip etmeyi bırakmanız gerekebilirdi. Bu fitness takip cihazlarının hepsinde eksik olan bir şey var: güneş ışığına ne kadar maruz kaldığımızı gösteren bir sensör. Netatmo’nun ürettiği June adındaki bileklik (www.netatmo.com) cilt tipinize göre ne kadar UV ışınının size fazla geleceğini hesaplayabiliyor ve güneşte çok fazla kaldığınızda sizi uyarıyor. Tasarımına bakıldığında hedef kitlenin kadınlar olduğu anlaşılıyor ama güneşin fazlası erkekler için de zararlı. O yüzden, benzer özelliklere sahip başka bir bilekliğin üretilmesi an meselesi.