Aramayı tamamlamak için enter'a basınız.

Bilgi talebi

Yatırımcı ilişkileri
anketi
Dijital danışmana sorun Dijital
danışmana
sorun
Logo Blog
Logo Blog
0

Logo Yelken Takımı 13 Yıldır Parkurda

Yelken sponsorluğu denince akla ilk gelen markalardan biri olan Logo Yazılım, parkurda 13 yıldır kesintisiz boy gösteriyor. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut’un öncülüğünde kurulan Logo Yelken Takımı, mücadelesini olimpik sporcularla sürdürerek trofeleri bir bir kaparken, marka prensipleri olan centilmenlikten ödün vermiyor.

Logo Yazılım, yelken yarışlarıyla ilgisi, Boğaz’da balon basanları ‘uzaktan’ izlemek olanların bile aşina olduğu bir marka. 13 sezondur parkurun müdavimi olan takım, başlarda eş-dosttan ibaret bir ekiple daha mütevazı sonuçlar alsa da artık MAT1010 marka Logo isimli tekneleri ve olimpik yelkencilerden oluşan ekipleriyle podyuma alıştı. Kalamış’ta bir araya geldiğimiz kırmızı- beyazlılar ile takımın yaşadığı gelişimi konuştuk.

Logo Yelken Takımı

Yelken takımı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Logo Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut: Kişisel olarak yelken sporuyla çok yakından ilgiliyim ancak Logo Yazılım için yelken sporu, patronun hobisine destek verme alanı değil. Firma olarak herhangi bir alanda faaliyet gösteriyorsak ona bir misyon yüklemeye çalışırız. Bu, marka iletişimimizin de bir parçası. Türkiye’de sektörümüzün öncüsüyüz. Bildiğim kadarıyla ara vermeden en uzun süre yelken takımına sponsorluk yapan kurumuz.

Mühendislik birikimine dayanarak, yerli teknoloji üreterek bu günlere geldik. Aynı anlayışı yelkende de uygulamaya çalışıyoruz. Yerli tasarımcı tarafından çizilen bir yarış teknesiyle parkura çıkmak için çok araştırma yaptık. Maalesef şimdilik böyle bir tekne bulamadık ama en azından Mark Mills tasarımı, Türkiye üretimi MAT 1010’la ilerlemeye karar verdik. Bu tercihin ilk sebebi Türkiye’de üretilmesi, diğeri ise İstanbul’da yapılan yarışlardaki hafif hava koşullarına uygun olmasıydı. İmalat kalitesine baktığınızda o markanın da bir misyonu olduğunu, idealist bakış açısına sahip olduğunu görüyorsunuz.

Bu, Logo Yazılım’ın üçüncü teknesi. Önceki Elan 340’tı. Yıllar içinde ekipte değişiklikler oldu. Onur’la çalışmaya başlayana kadar daha arkadaş çevresinden oluşturulmuş bir ekiple yarışıyorduk. Şu anki ekibimizde herkesin bir “centerboard” geçmişi var ve son senelerde iyi dereceler almaya başladık.

Logo Yelken Takımı

Logo ekibine ne zaman katıldınız?

Logo Yelken Takımı kaptanı ve dümencisi Onur Bilgen: Üç senedir Logo ile birlikte yarışıyorum. Geçen yıl güzel bir sezon geçirdik, İYK Trofesi’ni kazandık, TAYK Trofesi’nde ikinci olduk. Bu sene yine iki trofede de iyi sonuçlar alıyoruz. Aşağı Yarışı’nın hazırlıkları devam ediyor. Ekibimiz hem Logo çalışanlarından hem de olimpik ve milli sporculardan oluşuyor. Teknemiz MAT 1010’dan şu an İstanbul’da sekiz tane olduğu için birbirimizle rekabet etmekten de büyük keyif alıyoruz. Farr40 ve MAT 1010’lar için yapılan yarışlar çok daha heyecanlı geçiyor.

Takımı kurarken nelere öncelik veriyorsunuz?

Onur Bilgen: Takımı kurarken öncelikle bir uyum yakalamaya ve devamlılığa öncelik veriyoruz. Takımda Logo’dan iki kişi yer alıyor, onlar ocakta ekibe dahil oldular, marta kadar antrenman yaptık. Şimdi de aralıksız her yarışta beraberiz.

Logo Kurumsal Strateji ve İletişim Müdürü Yiğit Çallı: Firmadaki görevlerimden biri de sponsorluklar. Bu nedenle Logo Yelken Takımı çalışmaları ile yakından ilgileniyorum. Onur’un ekibe dahil olmasıyla birlikte öncelikle şirket içinde yelken sporuyla ilgili bilinçlendirme toplantısı yaptık ve böylece çalışanlar arasında ilgi arttı. Şu an takımda yarışan iki arkadaşımız da bu toplantıdan
sonra ekibe dahil oldu ve o günden bu yana devam ediyorlar. Özellikle trofeyi kazanınca motivasyonumuz da yükseldi. Sosyal medyada takipçilerimiz arttı. Şirketten biri geçenlerde gelip “Beni ekibe alın, isterseniz şoförlüğünüzü bile yaparım.” dedi. Şu ara Onur’la şirket içindekilere hafta içi katılabilecekleri bir eğitim programı açmayı planlıyoruz.

Logo’da çalışanlar bu tür çalışmaların marka itibarına katkısını anlamaya başladı. Ayrıca sporun gerektirdiği fiziksel ve zihinsel detaylara dikkat etmeye başladılar. Sekiz kişi yarışıyorsanız en az 25 kişilik ekibiniz olmalı. Zamanla bunu sağlayabileceğimizi düşünüyoruz.

Siz de yarışlara katılıyor musunuz?

Yiğit Çallı: Geçen hafta özel davet üzerine ilk defa bir yarışa katıldım. İlk tecrübemin Boğaz yarışı olması biraz yorucu olsa da verdiği keyif unutulmazdı. Çok büyük bir ihtimalle kısa sürede lisansımı çıkarıp takımın devamlı bir üyesi olma yolunda ilerleyeceğim.

Tuğrul Tekbulut: İki senedir işlerimin yoğunluğundan dolayı yarışlarda yer alamıyorum. Takımımız da artık olimpik sporculardan oluştuğu için arka planda kalmayı tercih ediyorum.

Logo’nun marka imajı ve yelken nasıl örtüşüyor?

Tuğrul Tekbulut: Öncelikle yelken çok teknik bir takım işi. Bireysel değil ancak takım halinde başarılı olabiliyoruz, son derece iyi planlama gerekiyor. Küçük hatalar, büyük sonuçlara yol açabildiği için çok dikkatli olmak gerekiyor. Bunların hepsi yaptığımız işle alakalı. Bu nedenle bir gün kendi teknemizi kendimiz tasarlayabilmeliyiz. Ülke olarak yat inşasında olduğu gibi tasarımda da iyi bir noktaya gelmemiz gerekiyor artık. Yelkene ayırdığımız bütçeyi artırabildiğimiz zaman Logo olarak bu konuda ciddi adımlar atmayı düşünüyoruz.

Takım çalışması, hassasiyet, detaya önem gibi başlıklarla firmamızı ve takımımızı bir araya getirdik. Ekip arkadaşlarımızın spor altyapısından gelmesiyle birlikte de gösterdik ki MAT 1010’lar arasında iyi bir yerdeyiz. Yelkendeki başarımız Logo Yazılım’ın son dönemde sergilediği çıkış grafiğiyle de paralellik gösteriyor.

Uluslararası bağımsız marka değerlendirme şirketi Brand Finance tarafından hazırlanan “Türkiye’nin En Değerli 100 Markası” listesinde bu yıl 67. sırada yer alarak Türkiye’nin en değerli bilişim markası olduk. Listeye girdiğimiz yıldan bu yana sürekli yükseliyoruz var ve bu müthiş gurur verici.

Onur Bilgen: Marka imajımıza bağlı kalarak biz kendimizle yarışıyoruz. Yarışırken hırsa yenik düşüp can güvenliğini ikinci plana atmak gibi bir yaklaşımız olamaz. Denizcilik etiğine uygun davranarak centilmenliği elden bırakmadan yarışıyoruz. Geçen yıl Aşağı Yarışı’nda Furni geçişinde DHO teknesi direk kırdı, yarışı bıraktık, geri dönüp onlara yardım ettik. Bizim için denizci etiğine uygun davranmak kazanmaktan daha önemli.

Logo Yelken Takımı

Yelken Logo Yazılım’ın bilinirliğine nasıl katkı sağladı?

Yiğit Çallı: Takımımızın duruşu ve Tuğrul Bey’in yıllardır kesintisiz devam eden desteği dışında yelken sporu, Logo’ya çok önemli bir görünürlük sağlıyor. Bizden çok daha büyük markaların yelken takımlarından daha çok takipçimiz olması da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Bunun dışında Yelken Sponsorları Platformu adı verilen oluşumun içerisinde yer alıyoruz. Platform, yelken sporuna destek veren firmaların görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.

Tuğrul Tekbulut: Evet bu platformla hem markaların hem de yelken sporunun daha çok tanınmasını amaçlıyoruz. İstanbul Boğazı inanılmaz bir parkur, burada yapılacak bir festivalle dünya markası yaratabilirsiniz. Değişken rüzgârlar, akıntı, bitmeyen bir trafik… Bundan daha heyecanlı ve görsel açıdan zengin bir parkur olamaz. Bunu turist çeken, yurtdışından teknelerin geldiği bir organizasyon haline getirebiliriz. Platform olarak bu tarz bir organizasyonun temellerinin atılmasına destek oluyoruz.

Logo olarak yelkende farklı hedefleriniz de var mı?

Tuğrul Tekbulut: Logo’nun amacı Türkiye’den dünyaya ulaşan marka olmak. Yelken sporu da bunun tanıtımı için çok doğru bir alan. Dünya markası olmak isteyen Çin markalarının, Türkiye’den Alvimedica’nın Volvo Ocean Race’e katılma sebebi buydu. Biz de sektörde öncü olarak bilinmek; bu sporun yaygınlaşmasına, daha çok taraftar bulmasına yardımcı olmak istiyoruz. Yelkene ayırdığımız bütçeyi artırabildiğimiz zaman uluslararası sularda boy göstermeyi elbette isteriz.

Bunun yanında yelken sporunun gelişmesi adına çok önemli bir başka nokta var; Türkiye’nin üç tarafını çevreleyen denizleri dışında birçok gölü var… İsviçre’de göllerde nasıl yelken yapıldığını gördükçe “Türkiye’de neden yapılmasın?” diye düşünüyor insan. Elbette yelken, pahalı bir spor. Ancak bir girişimcinin el atması ile aslında tüm sporun kaderini değiştirebiliriz. Dünyaya lüks yatlar yaparken olimpik sınıfların malzemelerini niye üretemeyelim? KOBİ’ler tarafından bu malzemeler Türkiye’de üretilip tüm dünyaya ihraç edilebilir.

Logo Yelken Takımı

Onur Bilgen: Ben halen laser sınıfında olimpiyatlara katılmak için çalışıyorum. Malzeme bizim için hayati önem taşıyor. Gidip yerinde seçebilmek, size büyük bir avantaj sağlıyor. Yakın zamana kadar Manisa’da laser direği yapan bir üretici varmış. Ne yazık ki Türk sporcular olarak kapandıktan sonra öğrendik.

Tuğrul Tekbulut: Son zamanlarda Logo Yelken Takımı olarak yelkende uluslararası başarılar elde ettik. Malzeme sorununu çözersek olimpiyat madalyalarının gelmemesi için bir
sebep kalmaz. Ben iş adamı gözüyle baktığımda bunu görüyorum. Devletin ve federasyonun desteğiyle bir anda üretim başlatılabilir.

Özel bir marka: Logo Collection

Logo Yazılım’ın girişimlerinden biri de Logo Collection. Detaylarını tasarımcı Emre Senan’ın tasarladığı Logo Collection’da spor tutkunlarının kullanımına uygun mont, buff, tişört, sweatshirt, eşofman altı, şort, şapka gibi ürünlerin yanı sıra şık bir iş yaşantısı için, Türkiye’de tasarlanıp İtalya’da üretilmiş %100 ipek fular ve kravatlar ile kol düğmesi, yaka iğnesi, havlu gibi çok farklı ürünler bulunuyor. Mağazaya ulaşmak için: http://store.logo.com.tr/logo-collection

Yazı: Ayşegül Bakış