Aramayı tamamlamak için enter'a basınız.

Bilgi talebi

Yatırımcı ilişkileri
anketi
Dijital danışmana sorun Dijital
danışmana
sorun
Logo Blog
Logo Blog
0

Türkiye’de dijitalleşen ekonomi

Çin, Almanya, Japonya, Fransa, ABD, Güney Kore ve İngiltere başta olmak üzere ülkelerin çoğu Ar-Ge ve İnovasyon alanına yatırım yaparak dijitalleşmeye yönelik adımlar atıyor. Dijital dönüşüm, “geleceğin reçetesi” olarak görülüyor. Peki, Türkiye’de dijital dönüşüm ne durumda, dijital dönüşümün etkileri ekonomiye nasıl yansıyor? Blog yazımızda Türkiye’de dijitalleşen ekonomi konusuna ışık tutuyoruz.

Dijital dönüşüm trenini kaçırmayan ve vagonda kendine yer edinen ülkelerin ekonomik refahı artıyor. Dijitalleşmenin sunduğu fırsatlar ekonomiye katkı sağlarken küresel pazardaki duruşu güçlendiriyor. Bu durumda, sanayi üretiminden ihracat harcamalarına dijital dönüşümü yatırım politikası olarak benimsemek önem taşıyor.

Ekonomiye e-ticaret katkısı

Kuzey Amerika ve Asya Pasifik, güçlü ekonomileri sayesinde dünya çapında en yüksek e-ticaret hacmine sahip bölgeler olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte dünyanın diğer kısımlarında e-ticaret çok daha hızlı büyüyor. E-ticaretin en fazla ivme kazandığı bölgelerden biri de Türkiye. 81 milyon nüfusa sahip ülkemizde nüfusun yüzde 67’si internet kullanıyor. Bilgi teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte internetin gelişmesi, sosyal ağların ve paylaşım platformlarının yaygınlık kazanması tüketici profilinde değişimlere yol açıyor. Araştırarak ve karşılaştırma yaparak satın alan tüketici alışverişte üç kriter arıyor: Hız, kolaylık ve güven. Şeffaflık ile yürütülen e-ticaret bu konuda avantaj sağlıyor. E-ticaret gümrük işlemlerinden sipariş ve ödeme aşamalarına, elektrik kira gibi fiziksel mağaza giderlerinin azaltılmasına birçok avantaj sağlıyor.

Ülkenin kalkınmasında önemli payı bulunan e-ticaret hacminin genişlemesinde Ar-ge teşviklerinde karşılaşılan sorunlar, girişim sermayesi eksikliği, iş gücü açığı, dış kaynak kullanımı eksikliği etkili oluyor. TÜBİSAD ve Deloitte iş birliğinde hazırlanan “Türkiye’de E-Ticaret 2019 Pazar Büyüklüğü” raporuna göre Türkiye’de e-ticaret hacmi, yüzde 39 büyüyerek 83,1 milyar lira oldu. Bounty tüketici platformu üzerinden yapılan araştırmaya gore web sayfalarını ziyaret eden tüketicilerin yüzde 61,57’si üyelik gerçekleştiriyor.

Rakamlar Türkiye’de e-ticaretin ne denli hızlı ilerlediğini ortaya koyuyor. Worldpay tarafından yürütülen küresel araştırma da Türkiye’nin Hollanda ve İtalya’dan sonar Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı olduğunu gösteriyor. Mevzuatın e-ticaret sektörünü destekleyecek şekilde düzenlenmesi, teknik alt yapının iyileştirilmesi, dijital okuryazarlığın artırılması ve sektör ile idari yapı arasında etkin iletişimin sağlanması e-ticaret potansiyelinden tam olarak yararlanabilmek açısından önem taşıyor.

Dijital dönüşümü önceliklendiren sektör: Bankacılık

Dördüncü sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan yapay zeka, blockchain, nesnelerin interneti gibi teknolojiler bankaların da radarına girmiş bulunuyor. Toplumun hız ve kolaylık beklentisi sayesinde tüm sektörlerde değişimleri zorunlu kılıyor. Bankalarda müşterilerinin beklentilerini karşılayabilmek ve istendiği gibi dijital olabilmek için çok çalışıyor. Öyle ki dijital dönüşümün bankalar arasında yeni bir rekabet alanı haline geldiği görülüyor.

Bankalar girişimler gibi organizasyon yapısını dijital dönüşüme hazırlıyor. Teknolojik değişimlerle kağıda ve operasyona dayanan bankacılık ihtiyaç ve deneyim merkezine evriliyor. Pek çok sektörde olduğu gibi mesleki jargon değişiyor. Endüstri 4.0, Bankacılık 5.0, yapay zekâ, çevik uygulamalar, big data, blockchain gibi kavramlar bankacılık sektöründe yeni kapılar açıyor.

Gelenekselden vazgeçmeyen bankalar yüksek maliyetle uzun sürede daha az ürün sunarken, iş yükünü regülasyonlarla uyumlu ve güncel hale getiren yeni nesil bankalar düşük maliyetle kısa zamanda daha fazla ürün sunabiliyor. Kimi bankalar da “fintech” işbirlikleriyle dijital yarışı sürdürüyor.

Türkiye Bankalar Birliği’nin yayımladığı dijital bankacılık ile ilgili istatistikler, dijital bankacılığın yaygınlaştığını ve bankaların fintech stratejisi belirlemesinin önem taşıdığını ortaya koyuyor. TBB’nin verilerine göre 2019’un ilk üç ayına göre aktif bireysel dijital bankacılık müşteri sayısı 44 milyon 303 bine, kurumsal dijital bankacılığı kullanan şirket sayısı ise 1 milyon 994 bine ulaştı. Bu veriler bankacılıkta yeni normalin başladığını ve bankacılık sektörünün hızla ilerlediğini gösteriyor.

Ekonomide itici güç KOBİ’lerin dönüşümü

Ekonomide dijital dönüşüm söz konusu olduğunda elbette KOBİ’lere değinmek gerekiyor. Girişimlerin çoğunu oluşturan ve “ekonominin temel taşı” olarak ifade edilen KOBİ’ler, geleceğe dönük planlarında dijital dönüşümü yol haritası olarak belirliyor. Türkiye’de işyerlerinin yüzde 98’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Dijital dönüşümü doğru kavrayan, modern pazarlama yöntemlerini uygulayan, iş süreçlerini otomasyona aktaran, veri analizine değer veren, siber güvenlik için tedbir alan KOBİ’ler dijital dönüşüm çağında hayatta kalabiliyor. Yeni teknolojilerin karmaşık olduğuna dair ön yargıları bulunan, örgüt kültürünü inovatif düşünmeye yöneltemeyen şirketler dijital çağdaki gelişmelere uyum sağlama konusunda geri kalıyor.

2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi kapsamında cari açığı azaltan ürün ortaya koyan ve ilk kez ihracat yapan KOBİ’ler teşvik programlarıyla destekleniyor. Türkiye’de KOBİ’lerin bilgi iletişim teknolojilerini organizasyon modellerinde ve iş modellerinde kullandığı görülüyor. Boğaziçi Üniversitesi tarafından geliştirilen Türkiye’de Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı (D3A) 2019-2020 Sonuç Raporu; dijital dönüşümde şirketlerin yüde 30’unun ürün yönetiminde, yüzde 20’sinin organizasyonel yapıda, yüzde 15’inin müşteri yönetiminde, yüzde 10’unun ürün geliştirmede, yüzde 7’si tedarik zincirinde ileri seviyede olduğunu gösteriyor.

Sonuç değerlendirmesi

Dijital dönüşümün ekonomiye katkısının artırılması ve Türkiye’nin dijital dönüşümde öncü ülkeler arasında daha çok anılabilmesi için dijital dönüşüme bakış açısının ticari kaygıdan uzaklaşması önem taşıyor. Dijital dönüşümün tüm toplumu, tüm sektörleri, tüm kamu kurumlarını kapsadığının bilinciyle hareket edilmesi gerekiyor.

BİT sektörünün büyümesine yönelik olarak Ar-Ge harcamalarının artırılması gibi inisiyatifler alınması, teknolojik becerilerin erken evre eğitim sisteminde kullanılması gibi bireysel girişimlerde bulunulması, KOBİ’lerde BİT kullanımının artırılması için önlemler alınması ülkenin kalkınma yolculuğuna katkıda bulunacaktır.

Kurumunuzun dijital dönüşümdeki yerini öğrenmek için Logo D.O.S.T. (Dijital Olgunluk Seviye Tespit) anketini doldurabilirsiniz. Ayrıca Logo dijital dönüşüm hizmetleri sayfasından da daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.