Aramayı tamamlamak için enter'a basınız.

Bilgi talebi

Yatırımcı ilişkileri
anketi
Dijital danışmana sorun Dijital
danışmana
sorun
Logo Blog
Logo Blog
0

BitCoin Nedir, Nasıl Alınır, Nasıl Kazanılır; Bitcoin Güvenli midir?

Bu yazımızda BitCoin’in için ne anlama geldiğini ayrıntılı biçimde anlatıyoruz. Dijital para birimlerini, geleceklerini ve onlardan para kazanıp kazanamayacağınızı ele alıyoruz. Bu dosya konumuzda BitCoin nedir, dijital para nedir, nasıl kazanılır, Bitcoin güvenli midir gibi sorulara cevaplar veriyoruz.

Dünyadaki birçok altın madeni çoktan kapatılmış olabilir ama yeni bir madencilik türü dijital bir altına hücum başlatıyor veya öyle olduğuna inanmamız isteniyor. Kamuoyu BitCoin’i, fiyatının sadece bir hafta içinde balon gibi şişip patladığı dönemlerde tanıdı.

BitCoin nedir?

BitCoin’in yarattığı heyecan dalgası, yaratılan kamuoyu ilgisinin sönmeye yüz tuttuğu şu günlerde durulmaya başlamış olabilir ama yine de tüm dünyada aranmaya ve ticarete konu olmaya devam ediyor. BitCoin’i “merkezi olmayan, eşler arası, dijital, şifrelenmiş bir para birimi” olarak tanımlayabiliriz. Başka bir deyişle, çevrimiçi bir para birimi. Mütevazı kökenlerine ve dağınık, organize olmayan çevrimiçi altyapısına rağmen sadece birkaç yıl içinde gerçek bir para birimi olmayı başardı. Bir şeyin nasıl olup da para birimi hâline gelebildiğini merak ediyor olabilirsiniz. Bu birazdan ele alacağımız harika bir soru. Şimdilik şunu söyleyebiliriz: “Eğer para birimi, ticareti yapılan ve ürün ve hizmet satın almaya yarayan bir şeyse, BitCoin de öyledir.”

BitCoin ve hayat verdiği diğer dijital para birimleri hiçbir yere gitmiyorlar. Bu nedenle nasıl para elde edebileceğinizi ve bu sırada nasıl elinizi yakmayacağınızı öğrenmek için hızlandırılmış bir kursa hazır olun. İşte başlamak için yapmanız gerekenler…

BitCoin’in hikâyesi en az kavramın kendisi kadar ilginç. İlk kez Satoshi Nakamoto takma adını taşıyan bir kişi ya da grup tarafından yazılan bir makalede ortaya atılmıştı. Nakamoto Japon olduğunu iddia ediyordu ama ne yazdığı kod ne de mesajları Japoncaydı. Ayrıca iletişim geride sadece BitCoin baş geliştiricisi kalana kadar azaldıkça azaldı.

Daha sonra, Nisan 2011 sonlarında, insanların Nakamoto efsanesini devam ettirmemelerini tavsiye eden bir e-postanın ardından Nakamoto ortadan kayboldu ve bir daha ondan haber alınamadı. Bunun BitCoin açısından bir önemi yok çünkü BitCoin herhangi bir dökümhaneye ya da kontrol amaçlı bir otoriteye ihtiyaç duymuyor. İnsanların sistemleri arasında eşler arası bir ağ (P2P) şeklindeki dolanması tamamen anonim ve otonom bir şekilde gerçekleşiyor.

Her BitCoin alışverişi kamuya açık bir şekilde gerçekleşiyor ama hiç kimse kimin yaptığını bilmiyor. Bu BitCoin’in kimileri için son derece çekici olmasını sağlıyor çünkü devletlerin hukuki kontrolü dışında gerçekleşiyor ve alışverişler takip edilemiyor. Kanun dışı ürünlerin alınmasını, uluslararası ambargoları aşmayı ve para aklamayı mümkün kılması nedeniyle eleştiriliyor ama bunlar gerçek para birimlerinin de başındaki sorunlar. Bu nedenle şikâyet etmenin bir anlamı yok.

Para nasıl ortaya çıktı?

Peki, bir şeyi para birimi yapan şey nedir? Bu soruya cevap verebilmek için paranın ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Kulağa çok basitmiş gibi gelebilir ama para, M.Ö. 3000’de Mezopotamya’da kurulan ilk medeniyetlerle birlikte ortaya çıkmış bir kavram. Tarih derslerini hatırlayan herkesin bileceği üzere ilk para birimi bir çeşit deniz kabuğuydu ama çok geçmeden, tahmin edilebilecek nedenlerden ötürü yerini altın ve gümüş sikkelere bıraktı. Birisinin bir kutu deniz kabuğuyla çıkıp ellinizde ne varsa satın alıp, paranın değerini düşürmesini ve onu değersiz kılarak ekonominizi alt üst etmesini istemezsiniz.

Şişe kapaklarının para olarak kullanıldığı Fallout benzeri hayal ürünü bir durum tahayyül edelim. Neden olmasın? Sonuçta keyfi bir zenginliği sembolize eden simgelerden bahsediyoruz. Az bulunuyorlar ve daha fazla üretemiyorsunuz. Bu nedenle zaman içinde değerlerini koruyorlar. Eğer kendi şişe kapağınızı üretebilseniz zengin olurdunuz, değil mi? Yanlış! Aynen Zimbabve’de olduğu gibi enflasyona yol açardınız.

BitCoin güvenli mi?

Bu nedenle bir para biriminin ilk kuralı taklit edilmesinin, bulunmasının ya da işlenmesinin zor olmasıdır. Bütün bunlar gerçek dünyada kullanılan parada, altın benzeri metalarda ve sıkı bir şekilde kontrol edilen hisselerde bulunan özellikler. BitCoin’i koruyan şey, kırılması imkânsız olan bir şifreleme şeması.

BitCoin’in elde edilmesi süreci, çevrimiçi alışverişleri korumak için kullanılan algoritmalara çok benziyor. Bir BitCoin yaratmak için, SHA-256 algoritmasıyla sağlaması yapılan bir değer yaratacak bir bilgisayar ya da sistemler ağı gerekiyor. Böylece belirli sayıda sıfır içeren, bir SHA-256 şifreli numarayı kıran bir “hash” elde ediliyor. İşin zekice olan kısmı, hash başlangıcında gerekli olan sıfır sayısıyla birlikte gerekli bilgisayar gücü miktarının katlanarak artması.

Bu şekilde çalışmanın birkaç faydalı yan etkisi var. Bir BitCoin yaratmak için bilgisayar gücü ve vakit gerektiren bir yatırım yapılmasını gerektiren bir süreç söz konusu. Bir hash keşfedildikten sonra doğrulanıyor ve merkezi olmayan BitCoin ağı tarafından sisteme ekleniyor. İşin o kısmını birazdan ele alacağız.

Nereye kadar BitCoin üretilecek?

Teorik olarak eğer elinizde birkaç tane kuantum bilgisayarı olsaydı, şimdiye kadar üretilmiş tüm BitCoin’leri üretmek için kullanılmış olan tüm bilgisayar işlem gücüne sahip olabilirdiniz. Böylece sistemi alt üst edebilir ve kendi doğrulanmış BitCoin zincirinizi yaratıp sisteme enjekte edebilirdiniz. Ama yakın zamanda bunun gerçekleşme olasılığı çok düşük, en azından CIA’den birileri çıkıp yanıldığımızı söyleyene kadar. Aslında BitCoin elde etme süreci bu hash’leri elde etme çabasından ibaret. Merkezi olmayan BitCoin sistemi, doğrulanmış bir 64 bit hash bulan kişiyi 25 BitCoin ile ödüllendiriyor. 

Ama gerçekte sistem tepe noktasına ulaşmış durumda. BitCoin, 21 milyon birimden fazla üretilemeyecek şekilde tasarlanmış. Bu satırları yazdığımız sırada dolaşımda olan BitCoin miktarı 11 milyon sınırına yaklaşmıştı. Sistem hash keşif sürecini sürekli zorlaştıracak şekilde tasarlandığı için bir sonraki partiyi keşfetmek için 2009 yılında üretilen ilk BitCoin’in gerektirdiğinden dokuz milyon kez daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duyuluyor. Blok sayısı arttıkça her BitCoin için ödenen para miktarı da azalıyor. Bu hızla son BitCoin ancak 2140 yılında bulunabilecek. Yani son dört yıl içinde bulunan miktarın aşılması için 130 yıl daha geçmesi gerekiyor.

GPU hızlandırma konusundaki gelişmelere rağmen BitCoin arayanlar yarış kızıştıkça bir araya gelmek zorunda kaldı. Bu bir hash elde etme yarışı ve hedefe ilk varan altını kapıyor. Geridekilerin elindeyse tüm emeklerine rağmen sadece hiçbir işe yaramayan, harcanmış işlem gücü kalıyor.

BitCoin nasıl kazanılır?

Peki, tüm bu uğraşa değer mi ve BitCoin dünyasına girmek için ne yapmak gerekiyor? BitCoin esasında açık bir çevrimiçi para birimi ama bu başlangıçta aşmanız gereken engeller olmadığı anlamına gelmiyor. Bunların çoğu zaten var olan uluslararası para birimleriyle ve dünyanın neresinde bulunduğunuzla ilişkili.

İşe BitCoin arama (madencilik) fikriyle başlayalım. Eğer olayı şimdiye kadar kavramadıysanız belirtelim: Artık işe tek başına başlamanın pek bir anlam ifade etmediği noktaya gelmiş durumdayız. Hatta birazdan da göreceğimiz gibi, gerekli yatırım o kadar büyük ki, grup hâlinde çalışsanız bile bir hash bulunca kâr edeceğinizin garantisi yok.

Bir sistemin hash kırma becerisi, saniyede kırılan mega hash miktarıyla (MH/s) ölçülüyor. Anlaşılan o ki AMD grafik kartları bulunabilecek en etkili ve en yaygın kullanılan hash arama cihazları. Gariptir ki cihazların etkililiği nesilden nesle çok az farklılık gösteriyor. Bu nedenle 5770, 6770 ve 7770 gibi düşük seviye modeller 200 MH/s işlem yaparken 5870, 6870 ve 7870 gibi orta seviye modeller 300-450 MH/s, 5970, 6990 ve 7970 gibi üst seviye modeller 750 MH/s hızlarına ulaşabiliyorlar. Öte yandan NVIDIA kartları 100 MH/s hızına zar zor ulaşıyorlar. Titan bile Radeon HD 6950’nin ulaşabildiği 300 MH/s hızında işlem yapabiliyor.

Genel işlemciler de kod kırma işinde şanslarını deneyebilirler ama bir AMD Phenom II X6 ancak 24 MH/s hızına ulaşabiliyor. Daha yeni olan A8/10 işlemciler bile ancak 100 MH/s hızını görebiliyor. Intel Core i5 2500K 20 MH/s, RISC Cell sahibi PS3 21 MH/s hızlarını görebiliyor.

Hangi donanımlar kullanılıyor?

Bazı firmalar Field Programmable Gate Array yongalarını ya da özel tasarım bir yonga olan Application Specific Integrated Circuit kullanarak geliştirilen donanımlar satıyor. Örneğin dört adet FPGA kartı kullanarak 800 Mh/s hızına çıkan ModMiner Quad’a (www.modminerquad.com) bakabilirsiniz. Bu “evde yapım” yaklaşımının ardında 400 euro karşılığında 860 MH/s hız sunan ZTEX (www.ztex.de/btcminer) bulunuyor.

Pek çok firma çok daha gelişmiş ve karmaşık ASIC teknolojileri üzerinde çalışıyor, ancak şimdiye kadar bir ürün ortaya çıkmadı. İlki www.avalon-ascs.com üretimi olan ve 65 GH/s hızına çıkan Avalon. Tanınmış BitCoin motor tasarımcılarından www.butterflylabs.com ise 50 GH/s ve 1,5 TH/s hızlarında iki sistem üzerinde çalışıyor, ancak henüz bir piyasaya çıkış tarihi açıklanmış değil.

Ev bilgisayarları ve AMD grafik kartları kullanarak 1 GH/s hızında bir sistem yaratmak mümkün. Sorun şu ki ASIC BitCoin maden ocaklarının yeni nesilleri PC temelli madenciliği anlamsız kılacak. Pek çok madenci ellerindeki BitCoin’leri bozdurup yeni nesil sistemlerden satın alacak.

BitCoin nasıl alınır?

Bu tür bir madenciliğe girişmeye karar verdiğinizde aşmanız gereken birkaç engel var. Bunun bir kısmı BitCoin sisteminin çalışma mantığıyla ve mevcut para birimi değişimiyle ilişkili. Pek çok BitCoin sistemi BitCoin’lerinizi sadece az sayıda ülkedeki bankalarda diğer gerçek para birimlerine çevriliyor. Yani bu paraların önce euro sonra da yerel para birimi şeklinde dönüştürülmesi gerekiyor. Elbette bütün bu işlemler belirli bir kayıp demek.

Buna üzülmeden önce, ilk olarak dijital bir BitCoin cüzdanı yaratmanız gerekiyor. Bu BitCoin takası yapabilmek için atılması gereken ilk adım ve sıradan bir e-posta adresi gibi çalışıyor. BitCoin’ler bahsi geçen cüzdandan gönderilip alınabiliyor. Yerel olarak bir cüzdan yönetebilmek için şimdiye kadar yapılmış tüm BitCoin işlemlerinin listesini barındıran BitCoin blok zincir dosyasını indirmeniz gerekiyor. Bu kapsamlık liste şu an 7 GB boyutunda ve her ay 800 MB büyüyor. Daha ayrıntılı bilgi için http://bit.ly/17rCY91 adresindeki grafiğe bakabilirsiniz.

Cüzdan kullanımı hakkında detaylar

Yerel bir yazılım cüzdan kullanmak kontrolü tamamen size bırakıyor ama bunu güvende tutmak ve yedeklemek tamamen sizin sorumluluğunuzda. Alternatif olarak www.blockchain.info, www.bips.me ya da www.coinbas.com adreslerinde bulunan çevrimiçi cüzdanlardan birini kullanabilirsiniz. Bu hizmetler size şifrelenmiş ve yedeklenen bir cüzdan sunuyor. Bankalar arası finansal transferlerde genellikle belirli bir yüzde talep ediliyor. BitCoin hizmetinden paranın nasıl çıkacağını ve gireceğini sizin belirlemeniz ve ilişkili ücreti görmeniz gerekiyor.

Aslında size Mt.Gox’u tavsiye ederdik ama Türkiye’den direkt par transferi kabul etmediği için epey kaybınız oluyor. Mt.Gox üzerinden nasıl BitCoin satın alabileceğinizi bitcoin-tr.com adresinden öğrenebilirsiniz. Bir alternatif de EU Bank SEPA hizmeti sayesinde euro-BitCoin dönüşümü yapabilen www.bitstamp.net. Gördüğünüz gibi bu çok kolay bir işlem değil.

BitCoin’de para kazanmak mümkün mü?

Büyük ihtimalle bir madencilik havuzuna dâhil olmanız gerekecek. Bunun nedeni ganimeti paylaşacak olmanız ya da daha hızlı hash bulacak olmanız değil. Havuzlar en son blokları alıyorlar. En popüler seçeneklerden biri BitCoinCZ (eski adıyla Slush’s Pool). Havuza http://mining.bitcoin.cz adresinden ulaşabilirsiniz. Havuzların tam listesini http://bit.ly/kxxUePs adresinde bulabilirsiniz. Havuzlar arasındaki temel farklar, giriş ücretleri ve ganimetin paylaşılma biçimi. Genel olarak her bir BitCoin maden sisteminiz için bir “işçi” yaratmanız ve ödemelerinizin yapılabilmesi için bir BitCoin cüzdanı belirlemeniz gerekiyor.

İşin diğer yönü, maden arama işleminin kendisi. Bu aynen SETI@Home benzeri bir maden istemcisi üzerinden yürütülüyor. İstemci fazla GPU döngülerini şifre kırma işlemi için kullanıyor. Windows için en bariz seçenekler www.guiminer.org ve www.50miner.org. İki araç da çoğu grafik kartını ve havuzu destekliyor.

Kripto para madenciliği

Bütün bunları yerine getirince kazmaya ve zengin olmaya hazır hâle geliyorsunuz ama aslında büyük ihtimalle olamayacaksınız. www.bitcoinx.com/profit adresindeki hesap makinesine bir göz atın. Mevcut zorluk derecesinde tek başına madencilik yapan kullanıcıların eline 750 MH/s işlem gücü karşılığında yılda ortalama 600 dolar geçiyor. Bu da elektrik masrafı ödendikten sonra günde 1,4 dolar gelir anlamına geliyor.

600 dolara bu işi yapacak bir bilgisayar bile alamayacağınızı düşünürsek, pek çok açıdan basit bir web sitesi yönetmek bile BitCoin madenciliğinden daha çok para kazanmanızı sağlayacaktır. Kalabalığın önünde yer almanın yüksek kâr anlamına geldiği ortada. Yani bir sonraki dijital para birimi dalgası geldiğinde erken hareket edenler en çok para kazananlar olacak. Madencilik bir nebze daha kolayken para kazanmak da kolay olacaktır. Sonunda hiçbir işe yaramayabilirler ama eğer para birimi tutarsa, işin sonunda çok değerli hâle gelebilirler.

Para birimi mi, merak mı?

Türk lirası benzeri bir gerçek para birimi düşünün. Değeri Türkiye ekonomisine bağlı ve diğer pek çok şeyin yanında Merkez Bankası’nın elinde bulunan altın miktarıyla garanti ediliyor. Türkiye ekonomisi her yıl zenginlik üretiyor ve bazen büyüyor. Eğer diğer ekonomilerden daha çok büyürse TL değeri de artıyor. Ekonomi zayıflarsa TL de zayıflıyor. Ülke zenginlik ürettikçe darphane daha çok para basıyor.

Benzer bir durum altın benzeri metalar için de geçerli. Az bulunuyor (Sokakta yürürken ya da markette altın bulamazsınız.) ve çıkarmak için çaba sarf etmek gerekiyor. Mevcut fiyatlandırma üzerinden satılıyor ve mevcut arz-talep dengesi tarafından ayarlanıyor. Eğer çok insan almaya çalışırsa fiyat yükselir ama eğer piyasadaki arz miktarı yükselirse (örneğin Girit tüm altın rezervini satmaya karar verirse) fiyat düşer. Ticareti yapılan bir diğer simgeyse şirket hisseleridir. Aynı şekilde, şirketin değeri ve kârı inip çıktıkça, hisselerin değeri de artıp azalıyor.

BitCoin sistemiyle bu saydığımız örnekler arasındaki fark nasıl işlem gördüklerinde ya da onlarla ne yapabileceğinizde değil de BitCoin sistemine atfedilen değerin nasıl algılandığında yatıyor. Geleneksel para birimleri, metalar ve hisseler için somut bir şeyleri karşılık göstermek, ölçmek, takip etmek ve ticaretini yapmak çok kolay. BitCoin sisteminin kısıtlayıcı doğası ve BitCoin elde etmek için gerekli işlemin gerektirdiği işlemlerin karmaşıklığı ciddi şekilde eleştiriliyor. Bütün bunlar BitCoin sisteminin gerçek bir para biriminden çok pul toplamak gibi bir uğraşa dönüşmesine yol açıyor. Yani zenginlik yaratmak için gerekli zaman ve işlemin karmaşıklığı arttıkça BitCoin’lerin değerli nesneler gibi toplanması ve sonunda sitemin tıkanması ihtimali var.

BitCoin’in tehlikeleri

BitCoin’in kısa tarihinde sadece bir başarılı doğrudan saldırı gerçekleşti. 2010 ağustosunda bir grup hacker, BitCoin blok zincirine doğrulanmamış değiş tokuşlar eklemelerini ve bunun sonucunda istedikleri kadar BitCoin üretmelerini mümkün kılan bir açık keşfettiler. Biraz aptallık ettiler ve 184 milyar BitCoin’den oluşan tek bir işlem yaratıp bunu iki adrese gönderdiler. Birkaç saat içinde blok zinciri düzeltildi ve sorun giderildi.

2013 martında bir sürüm uyumsuzluğundan dolayı aynı anda iki farklı BitCoin blok zincirinin dolaşıma girdi ve daha yeni bir sürüm olan v0.8’i kullanan bir BitCoin sunucusu uyuşmayan bir blok zinciri oluşturdu. Bu, potansiyel olarak aynı fonun iki kere harcanabilmesini mümkün kılıyordu. Ana BitCoin değiş tokuş merkezi Mt.Gox tüm ticareti durdurdu ve fiyatlar 23 cent kadar düştü. Sorun herkesin v0.7’ye dönmesini sağlayarak çözüldü.

Güvenlik sorunları gündeme geliyor

BitCoin teknolojisi nispeten dayanıklı olabilir ama onun etrafında biçimlenmiş olan ticaret altyapısında halen zayıflıklar mevcut. Saldırılar sizin sisteminiz ve cüzdanınız yanında cüzdan ve ticaret hizmetlerinin kendilerine yöneltilebilir. Bitfloor, eylül 2012’de 24.000 BitCoin ve şifrelenmiş yedeklemenin çalındığı olaydan sonra nisan ayında kapandı. Ana dönüşüm merkezi olan Mt.Gox şimdiye kadar zarar görmemiş olsa da sayısız DDoS saldırısına uğradı ve Instawallet bir hack saldırısının ardından geçici olarak kapatıldı.

BitCoin’in en dikkat çeken özelliği ticaret boyutu. Mt.Gox gibi sitelerde aynen diğer para birimleri gibi alınıp satılabiliyor. 10 nisanda BitCoin değeri 250 dolar seviyesine kadar çıktı, ancak iki gün sonra 54 dolara indi. Değeri şu an için 100 dolar seviyesinde dolanıyor. Bu değişkenlik sadece ticaretini etkilemekle kalmıyor, onu kullanarak neler satın alabileceğinizi de belirliyor.