Aramayı tamamlamak için enter'a basınız.

Bilgi talebi

Yatırımcı ilişkileri
anketi
Dijital danışmana sorun Dijital
danışmana
sorun
Logo Blog
Logo Blog
0

İş yazılımlarında geleceğin 5 trendi

Yapay zekâ ve makine öğrenmesinin veri bilimi ile beslendiği, internet üzerinden alınan yazılım hizmetlerinin yaygınlaştığı, somut veya soyut varlıkların veriye dönüşüp blokzinciri ağında izlenebildiği bu dönemde günlük iş hayatımız da değişiyor. Logo Yazılım Teknoloji Başkanımız (CTO) İsmail Duran yaşadığımız dönüşümle birlikte ERP’den, İK yazılımlarına, iş analitiğinden depo süreçlerine, müşteri ilişkilerinden iş akışlarımızı yönettiğimiz sistemlere kadar iş yazılımlarının nasıl dönüştüğünü ve farklı teknoloji alt yapılarıyla nasıl geliştirildiğini anlattığı İş yazılımlarında geleceğin 5 trendi yazısıyla Logo Blog’da.

Bulut bilişim

Bulut bilişimin getirdiği fırsatlar ile yer ve zamandan bağımsız (mobilite) iş yapmak önem kazanıyor. Aynı zamanda sanal ve gerçek dünya da iç içe geçiyor. Zaman ve mekân kavramları ortadan kalkıyor. Şirketler kullandıkları sistemlere her an, her yerden erişebiliyor. 

Bulut bilişim teknolojisi sayesinde masa üstü ve mobil cihazlar üzerinde de kullanılabilen çözümler, üyelik başlatıldıktan hemen sonra kullanılabiliyor. Karmaşık sistemler kesintisiz olarak yönetilip kontrol edilebilecek hale geliyor. Bilgilere anlık erişim sonucunda iş süreçleri daha verimli olurken zaman ve maliyet tasarrufu da elde ediliyor.

Bulut servisler ve platformlar, çok kısa sürede güncelleniyor ve uzun süren versiyon geçişlerine gerek kalmıyor. Sunucu ve donanım maliyetlerinin olmaması bu sistemleri ayakta tutma maliyetlerinin de ortadan kalkmasını sağlıyor.  Ölçek ekonomisinden faydalanması sebebiyle daha uygun maliyetler sunuyor. Bulut servisler kaynakları harcadıkça kullanmayı sağlıyor. Verilerin bulut ortamında saklanması verilere erişimde ve veri güvenliğinde avantaj sağlıyor.

Makine öğrenmesi

İş yazılımlarında değerli verileri kullanarak iş süreçlerinin iyileştirilmesi, farklı sektör ve iş fonksiyonlarına yönelik katma değerli ürün ve hizmetler sunulması, uluslararası rekabetçiliğin artırılması, geleneksel yazılım geliştirme süreçlerinin makine öğrenmesi ile desteklenmesi büyük önem taşıyor. 

Makine öğrenmesi temelli çalışmalar kullanıcıların günlük hayatını yakından ilgilendiriyor. Örneğin müşteri memnuniyeti ölçümlemelerinde artık veriler ile müşteri duyguları tahmin edilebilecek. Müşteri kaybı tahminlemesi ile müşteri kayıpları daha öngörülebilir hale gelecek. Makine öğrenmesi desteği ile bütçe geliri tahminleme modelleri otomasyonlar ile entegre olacak. Böylece müşterileri anlamak, segmente etmek onların ihtiyaçlarına yönelik kampanyalar kurgulamak daha verimli hale gelecek. 

Dinamik fiyatlama sayesinde daha rekabetçi fiyat önerileri ve stok maliyet yönetimi mümkün olacak. Perakende sektöründe de makine öğrenmesi ile deneyim değişecek. Örneğin mağazalarda kamera görüntüleri üzerinden insan sayısı tahminleme yapılabilmesiyle satış yönetimi kolaylaşacak.

Özetle insan ve makine arasındaki tek yönlü iletişim makine öğrenmesiyle çift yönlü hale gelecek. Tek taraflı iletişim kurulan, tuşlara basarak komut verilen günler geride kalacak ve makineler sayesinde karşılıklı konuşulacak. Derin öğrenmeyle kendini geliştiren makineler iş kültürünün de yeniden yorumlanmasını sağlıyor. Komutlara göre algoritmalar yaratarak bize öneri ve alternatifler sunan yazılımlar yaygınlaşıyor.

Büyük veri

Bir şirketin tedarikçileri ve müşterileriyle yarattığı tüm ekosisteminde oluşan veri ve bu verinin yorumlanıp tüm süreçlerde kullanılması şirketlerin tüm süreçlerini değiştiriyor. Önceleri ERP için merkezi yönetim imkânı vermesi nedeniyle çekirdek metaforu kullanılıyordu. Şimdi ise sadece finans veya muhasebe süreçleri değil, işletmelerdeki tüm süreçler dijitalleşiyor. 

Bir şirketteki tüm departmanlar, iş birimlerinde iş yazılımları kullanılması yaygınlaştı. Tüm paydaşlar; çalışanlar ve hatta tedarikçiler, iş ortakları, bayiler de dijitalleşiyor. Şirketler ve müşteriler tarafından üretilen veriler büyük bir dijital yığına dönüştükçe verilerden anlam çıkarmak zorlaşıyor. Bu doğrultuda da bir işletmedeki tüm ekosistemin birbirleriyle konuşması ve iş süreçlerinin de evirilmesi gerekiyor.

Değişen iş kültüründe bırakılan her iz, anlamlandırılmak üzere biriken büyük veriye dönüşüyor ve iş yazılımları için çekirdek metaforu artık yetmemeye başlıyor. Tam da bu nokta da yazılım, kılcal damar görevi görüyor. Tüm paydaşların arasındaki veri akışını düzenleyen, entegre eden, konuşturan sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Kurumsal iş yazılımları da vücuttaki damarlar gibi bilgi akışının sağlıklı bir şekilde yapılmasını sağlıyor.

Blok zinciri/ Lisanslamada dijital cüzdan dönemi

Somut (ev, araba, nakit, toprak) ile soyut (patent, telif hakları, fikri mülkiyet) varlıkların blokzinciri ağında izlenebildiği ve işlem yapılabildiği günümüzde iş yazılımlarında lisans sistemi de blok zincir tabanlı bir yapıya dönüştürülüyor. Artık lisansları takip ederken veya kontrolleri yaparken dijital bir cüzdandan bahsedilecek. Dijital cüzdanlar arası lisans kontör transferi yapılabilecek.  Servislerin hem kalitesini ölçmek hem sahadaki kullanımı yakından takip etmek hem de güncel teknolojilerle lisans altyapısını daha güvenli ve kolay kullanılabilir hale getirmek mümkün olacak. Lisans altyapısında işletmelerin hali hazırdaki ürünleri de çözüm ortaklığı kapsamında entegre edilebilecek.

Yapay Zekâ

İş yazılımlarının farklı dil seçeneği opsiyonları yapay zekânın desteği ile yaygınlaşacak. İş yazılımları çoklu dil desteğine sahip oluyor. Ancak teknolojinin ve dolayısıyla ihtiyaçların sürekli değiştiği günümüzde yabancı dil çevirileri teknolojinin hızına yetişemeyebiliyor. Tüm ürün ve hizmetlerdeki ikincil plandaki geliştirme süreçleri, yapay zekâ ve makine öğrenmesi destekli çeviri servisleriyle entegre hale geliyor. Böylece öncelikli bir dilde ürün geliştirildikten sonra hem doküman hem de ürün ara yüzlerinin farklı dillerde geliştirilmesi otomatik olarak yapay zekâ desteğiyle gerçekleşecek. Böylece tüm yazılım kullanıcılarının ihracat yaptığı ülkelerde de kendi lokal dillerinin kullanımı kolaylaşacak, bir diğer deyişle küresel pazarlarda rekabet etme avantajı doğacak.  

Yapay zekanın iş hayatımızdaki bir diğer yansıması veri bilimi ile beslenerek kişiselleştirilmiş müşteri deneyimleri sunmak. Özellikle kurumsal kaynak planlama ve insan kaynakları yönetimi çözümlerinde özel modeller oluşturularak veri derinlemesine analiz ediliyor. Bu sayede yapay zekânın desteğiyle karar destek sistem raporları ve analitik araçlar hizmete alınıyor.

Logo Yazılım olarak kurumsal kaynak planlamadan endüstri 4.0’a, ​insan kaynakları yönetiminden iş akış ve müşteri ilişkileri yönetimine, iş analitiği ve raporlamadan depo ve saha satış yönetimine, perakendeden e-çözümlere kadar bu teknolojilerden faydalanarak geliştirdiğimiz çözümlere ek​sunduğumuz dijital dönüşüm danışmanlığıyla ​iş dünyasının her adımında, ​ister yerinde ister bulut olarak işletmelere özel uçtan uca hizmet veriyoruz.